Edebiyat Sahili »EDEBİYAT AJANDASI »Dünya Edebiyatı »Alt Forumlar »Dünya Klasikleri »Victor Hugo » Sefiller / VICTOR HUGO/ Geniş Özet


Cevapla
 
Seçenekler Stil
[center]
MSN Durumu:
[/center]
Alt 08-30-2010   #1
bülentaydın
Senarist
bülentaydın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 1.507

Level: 33 [♥ Webci><img src=Paylaşım: 80 / 802
** **** **
Güç: 502 / 11669
** **** **
Tecrübe: 10%
** **** **

Thanks: 1.420
Thanked 365 Times in 271 Posts
Tecrübe Puanı: 10 bülentaydın is on a distinguished road
Standart Sefiller / VICTOR HUGO/ Geniş Özet




Asi ve aşık karakterler romantizm akımından miras kaldı dünyamıza. King Kong, Robin Hood, Rambo hepsi romantik karakterlerdir. Hepsinin ortak özelliği bir başkaldırı ve aşkla dindirilen isyan ve kargaşadır. Edebiyatta romantizm deyince akla ilk gelen eser Sefiller romanı kuşkusuz ancak yazar Victor Hugo bu dev eserinde romantik kahramanlar yaratmaz; ondokuzuncu yüzyıl Fransa'sından bir avuç sefil karakteri eserinde bize tanıtan yazar, romantizmin olmazsa olmaz kavramı isyan ve kargaşa için Fransız İhtilalinden daha iyi bir dönem bulamazdı herhalde. Heykelin büyük ustası RODIN' in HEYKELLERİYLE süslediğim bu yazıda Sefiller romanını, romantizm akımını, Fransız İhtilali'ni ve milletvekili olarak Viktor Hugo'yu okuyacaksınız ve sonunda romantik olup olmadığınızı bulacaksınız.





Viktor Hugo büstü


Sekiz küçük kardeşine yiyecek bulamayan ondokuz yaşındaki Jan Valjan bir ekmek çalar ve bunun sonucunda 19 yıl ağır kürek mahkumiyetine çarptırılır. Mahkumiyeti bitip kendisine özgür olduğu söylendiğinde Jan Valjan özgürlük kelimesinin anlamını bilmemektedir. O içinde tüm insanlığa karşı nefretten başka bir şey taşımayan bir yaratığa dönüşmüştür. Yazar bu noktada uygarlığı bir canavar yaratmakla suçluyor. Ve devlet otoritesinin yasal gücünü kullanarak bireyi ezmesini engellemek için 1789 Fransız İhtilali ile başlayan anayasacılık hareketlerini Fransız Milliyetçiliği çerçevesinden seçtiği örnek tiplemelerle anlatarak, devrimi insanlık tarihinin dönüm noktası yapıyor.

Viktor Hugo

Jan Valjan'ın on dokuz yıl süren mahkumiyeti ve özgürlüğün anlamını bilmemesi on dokuzuncu yüzyıla kadar özgürlük ve haklardan yoksun insanlığı temsil eder. "İnsanların hür ve eşit doğduğu" düşüncesinin ilk olarak 1789 Fransız İhtilali sonrasında kabul edilen anayasada yer aldığını biliyoruz. Yazar kurduğu bu bağlantıyla Fransız İhtilalinin, on dokuz yüzyıldır sefilleri oynayan insanlığa hak ve özgürlükleri getireceğini kurgulamaktadır.


Viktor Hugo

Romantizm akımının en önemli özelliği insanın duygu ve düşüncelerini geliştirmeyi esas almasıdır. Romantiklere göre insanı geliştirmek toplumu düzeltmekle mümkündür. Viktor Hugo Fransa milletvekilliği yaptığı için özgürlük konusunu sadece romantik bir yazar hassasiyetiyle ele almaz ve eserinde ciddi bir siyasi tavrı da ortaya koyar. İnsanlığın gelişimindeki en büyük engel krallıktır yazara göre. Ekmek çaldığı için Jan Valjan'ı kürek mahkumiyetine çarptıran krallık yönetimini kanunsuz bir despot rejimi olarak ilan ederek Fransız İhtilalinin haklılığını vurgular böylelikle.



Viktor Hugo

Jan Valjan'ın forsa kimliğiyle iş bulması ve toplum tarafından kabul görmesi mümkün değildir. Zaten Jan Valjan'ın böyle bir niyetide yoktur. Bir rahibin evinden çaldığı gümüş şamdanlarla tekrar yakalanır. Fakat rahip şamdanları kendisinin hediye ettiğini söyleyerek Jan Valjan'ı küreğe gönderilmekten kurtarır. Jan Valjan'ı asıl özgür bırakan olay bu olur: Bir rahipten karşılıksız gördüğü bu iyilikle ruhu aydınlanır ve hayatını iyi bir insan olarak geçirmeye adar.



Crouching Woman

Bu noktada, insanlığın gelişimindeki ikinci büyük engelin kilise kurumu olduğunu söylüyor yazar. Fransız İhtilali öncesinde Avrupa'da başta kraliyet mensupları ve rahipler yönetim ayrıcalıklarına sahiptiler. Bu ayrıcalıkları sayesinde vergilendirmeyi ve toplumsal eşitsizliği kendi lehlerinde tutmayı başarıyorlardı. Rahiplerin gelirleri tüm halkın kazancından çok daha fazlaydı ve lüks içinde yaşıyorlardı. Fakat Jan Valjan'a altın şamdanları hediye eden rahip böyle biri değildir. Kendisine verilen çok yüksek maaşı fakir insanlara dağıtmaktadır ve küçük bir evde mütevazi bir hayat sürmektedir. Bu rahip "şamdanların gerçek sahibi Tanrı'dır" düşüncesinden hareketle, onları çalan Jan Valjan'ı suçlamaz. Böylelikle yazar, din duygusunu paraya çeviren ruhban sınıfına karşı çıkar ve din duygusunun insanların vicdanında yer alması gerektiğini ifade ederek Jan Valjan'ın ruhunu aydınlatır. Yazar Tanrı ile insan arasında hiçbir kurumun yer almaması gerektiğini savunur.



Baptist preaching

Eski kürek mahkumumuz artık hem ruhen hem bedenen özgürdür. Ancak toplum böyle söylemiyor. Forsa kimliğiyle iş bulamayacağı çok açık. Yazar bu konuyuda şöyle hallediyor: Gittiği bir kasabada bir yangından iki çocuğu kurtarır. Bu çocuklar jandarma konutanının çocuklarıdır ve bu sayede polisler ona kimlik sormaz. Jan Valjan bu avantajı iyi değerlendirir ve "Madlen" takma adıyla bu kasabada kendine bir iş kurar. Daha önce gittiği yerlerde öğrendiği bir ucuz hammadde sayesinde takı üretiminde bir sanayi kalkınması başlatır. Ucuza üretip sattığı mal sayesinde talep patlaması yaşar ve kısa zamanda büyük bir fabrikayla büyük bir istihdam yaratarak çevre illere üretim yapmaya başlar ve bu kasabaya getirdiği refah ve kalkınma sayesinde halk tarafından kasabanın valisi seçilir. Jan Valjan kürek mahkumu olduğu yılları geçmişe gömmüş, artık herkesin sevdiği ve saydığı "Baba Madlen" olmuştur.


invocation

Forsalıktan işadamlığına uzanan bir hayat, hikayenin en önemli alegorisidir: Bireyin önündeki engeller kaldırıldığında bir insanın neleri başarabileceğini anlatır. Fransız İhtilali ile başlayan anayasacılık hareketleri bireyin haklarını ve gelişimini devlet yönetimlerine karşı korumayı amaçlar. Fransız İhtilali bir halk devrimi değildir; halkı önüne katan bir burjuva devrimidir. Coğrafi keşiflerle gelişen ticaret ve sanayileşme adımları toplumdaki gelir dengesini değiştirmiş ve burjuva dediğimiz orta sınıf zenginler yaratmıştır. Bu zenginlerin iktisadi talepleri, serbest mal dolaşımı ve fiyat belirleme stratejilerindeki en büyük engeli krallık ve ruhban sınıfı oluşturmaktaydı çünkü gelir dağılımı bu sınıfların lehineydi ve de yönetim ayrıcalıklarını ellerinde tutarak kimseye oy ve temsil hakkı vermiyorlardı. Burjuvalar yönetime katılma hakkını elde etmek için devrim başlattılar ve zaten durumlarından hoşnut olmayan köylü halkı önlerine katmayı bildiler. Bu sayededir ki devrim beklenenden ve istenenden fazlasını elde etmiş ve tüm dünyaya eşit oy hakkını kazandırmıştır.



kiss

Yazarın milletvekili koltuğunda savunduğu liberal düşünceyi Jan Valjan'ın insanlığı temsil ettiği kurgulamadan anlıyoruz: Sermayenin önündeki engelleri kaldırmak ve insanlara çalışma ve iş bulma özgürlüğü kazandırmak. Yani, krallık ve ruhban sınıfını ortadan kaldıran Fransız İhtilali liberalizmin önünü açmıştır.


Balzac

O dönemdeki liberal kalkınmaya gerçek bir örnek var: Fakir bir marangoz olan John Cockrill dokuma tezgahlarında yaptığı küçük bir ayar sayesinde tekstil sanayisini başlatan ve sonra taşımacılığa el atarak Avrupa demir yollarını bu güne getiren Sanayi Devriminin öncülerinden biridir. Ancak Victor Hugo, Jan Valjan'ı Sanayi Devriminin öncülerinden biri olarak okuyucuya tanıtmaz. Yazara göre Jan Valjan'ın zenginliği kendini iyiliğe adamış bir insan için ilahi takdirdir. İyi bir insan olmaya çalışırsanız Tanrı sizi görür. Jan Valjan para ve iktidar hırsıyla çalışmaz; ruhunun aydınlanmasının sonucudur tüm bu kazancı.



Dante (Düşünen Adam)

Sanayi Devrimiyle başlayan kalkınma hem kültürel anlamda hem ahlaki anlamda tüm toplumsal değerleri zorladı ve bu değerlerin yeniden tanımlanması ihtiyacı doğdu. Sefiller, romantik bir eser olarak bu kaygıyı fazlasıyla taşıyor: Daha da genelleştirirsek romantizm akımı bu ihtiyacın bir sonucu olarak doğmuştur. Anayasa Hukuku Profesörü Server Tanilli Fransız İhtilalini anlattığı "Dünyayı Değiştiren On Yıl" adlı kitabında devrimin kültürünü şu cümlelerle yazıyor: " Kolej eğitimi görmemiş yeni zenginlerle küçük burjuvazi, eski Yunan ve Latin kaynaklarından esinlenmiş eserlerden ya da onlara yapılan yollamalardan zevk alacak durumda değildiler; zevk aldıkları daha çok melodramlardır ki, romantik drama kaynaklık edeceklerdir."


Paolo

Buraya kadar kısaca bir özet yapayım: Ticaretin gelişmesi ve sanayileşmedeki ilerlemeler sayesinde büyüyen zengin sınıf, siyasi anlamda Fransız İhtilalini körüklerken, kültürel anlamda romantik eserlerin çıkmasına sebep olur. Yazar Viktor Hugo eserinde Fransız İhtilalinin, krallığı ve ruhban sınıfını kaldırmakla zenginliğin önünü açtığını, bu sonradan görme zenginlere onların keyif alacakları türden bir melodramla aktarıyor ve sosyal sorumluluk taşıyarak bu zengin sınıfa "devrimin kıymetini bilin ve halka hizmet için çalışın" mesajını veriyor. Zenginliğin hor görüldüğü ve zenginlerin sevilmediği bir dünyada (günümüzde bile) bu önemli bir mesajdır. Viktor Hugo zengin olmayı ve halka iş olanağı ve hizmet sunmayı bir erdem olarak tanımlar. Sanayi Devrimi toplumunun yeni ahlaki değeri doğmuştur.




Belle Heaulmiere

Eski kürek mahkumunun zengin bir burjuvaya dönüşüp ahlaklı kalması ve de vali olarak burjuvazinin yönetime katılması Sefiller'in içeriğinin ilk etabını oluşturuyor. Daha sonra yazar Hugo, burjuvazi ve valiliğe son verip konuyu sıfırlayarak rejim hakkında fikirlerini anlatmaya koyuluyor. Yazar bunun için hikayeyi şu şekilde sürdürüyor: Jan Valjan, Baba Madlen olarak zengin olup çevresindekilerede zenginlik saçmaya devam ederken yakın bir kasabada Jan Valjan adında bir suçlunun yakalandığını öğrenir. Bu adamın küreğe gönderilmesine vicdanı razı olmaz ve kendisinin gerçek Jan Valjan olduğunu itiraf eder. Böylelikle valiliği ve iş adamlığına son verilir. Jan Valjan'ın refah ve kalkınma getirdiği kasaba yeniden sefalete düşerken Jan Valjan'da yeniden küreğe gönderilir.





Bronz Çağ

Buraya kadar burjuvazi sınıfına hitab eden yazarın konuyu sıfırlayıp başa almasının nedeni Jan Valjan'ı yeniden sıradan halktan biri yapmaktır. Halktan karakterler çıkartır ortaya: Devrimci Marius, sokak çocuğu Gavroche, kötülük timsali karı koca Tenardiyeler, Jan Valjan'ın evlatlık edindiği kızı Cosette, aydın kişilikli Mabeuf, müfettiş Javert ve bunun gibi Fransa Halkını temsil eden örnekler. Yazar Fransa Halkı arasında görmek istemediği kötülük timsali Tenardiyeleri eserin sonunda Amerika'ya köle ticareti yapmaya gönderiyor. Krallığı ve eski rejimi temsil eden titiz müfettiş Javert'de intihar ediyor. Geri kalan örnek Fransız halkından seçilen örnek tiplemelerin hepsinin buluştuğu ve konu örgüsünün çözüldüğü yer devrimcilerin kurduğu barikat oluyor.




Viktor Hugo, Jean Joseph Alexandre


Devrimcilerin kurduğu barikata katılan tüm bu insanların eserde kendi ayrı hikayeleri var. Burda uzun uzun yazmaya gerek yok; zaten önemide yok çünkü yazarın yaratmak istediği yeni metafor burda ortaya çıkıyor. Bu insanlar kendi küçük ve sıkışık dünyalarından vahiy almış gibi sıyrılıp devrimci barikat direnişine katılıyorlar. Jan Valjan dahil tüm Fransız Halkından seçilen örnek kişiler bu direnişe katılıyor.


Burghers

Daha önce, zengin burjuvazi sınıfına "kendinizin ve devrimin kıymetini bilin" mesajını veren Viktor Hugo'nun bu kurgulamayla da halka "devrime sahip çıkın" mesajı verdiği düşünülebilir belki. Ancak bu insanların hiçbiri siyasetle ilgilenen insanlar değil. Jan Valjan karakteride Fransız İhtilalinin tüm çalkantılı dönemini kürek mahkumiyetinde geçirmiş apolitik bir karakter. Barikata katılan herkesin nedeni tamamen kişisel. Devrimci Marius'un bile direnişe katılmasının nedeni aşkından umudunu kesmesi olarak anlatılıyor. Yazar bu şekilde devrimi kişilerin elinden alıp kutsallaştırıyor ve devrimi Tanrı'nın bir planı (Fransız halkının kaderi) olarak anlatıyor. Bunun sezdirdiği gerçek anlam ise yazarın demokrasiye inanmıyor olması. Yazar Viktor Hugo krallığın bitmesini savunurken yeni rejim olarak demokrasiyi öngörmez; yönetim hakkının aristokrat burjuvazide olması gerektiğini savunan milletvekili yazarımız eşit oy hakkının sıradan halka verilmesini yanlış bulur. Ki zaten eşit oy hakkı Fransız İhtilalinin istenmeyen fakat önlenemeyen bir sonucudur.




Victor Hugo (1802 -1885)

Prof. Server Tanilli "Çağdaşımız Victor Hugo" adlı kitabını 2002 yılında genişleterek tekrar yayınladı. "Dünyayı Değiştiren On Yıl" adlı kitabında Tanilli Sefiller'den yaptığı alıntılar için "bir yazarın dev eserinde de anlatıldığı gibi" diyerek yazarın ve kitabın adını anmaz. Tanilli'nin bu tutumu yazara karşı bir memnuyetsizlik midir, yoksa Victor Hugo'nun siyasi görüşlerini diğer eserine mi saklamayı uygun bulmuştur, merak ederim.

Sefiller aristokrasiyi, burjuvaziyi ve Victor Hugo'yu alaşağı ederek yönetim hakkını ellerine geçirdiler. Ama günümüzde gelişmiş ülkelerde halkın demokrasiye katılım oranı yüzde elliyi bile bulmuyor. On dokuzuncu yüzyılda yönetimi eline geçiren sefiller, yirmi birinci yüzyılda yönetim haklarından kendi istekleriyle vaz mı geçiyor? Victor Hugo haklı mıydı, hala "Restorasyon Döneminde miyiz? "

Bay bülentaydın isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Don Kişot / CERVANTES/ Geniş Özet bülentaydın Dünya Klasikleri 1 12-28-2011 12:35
Semerkant / AMIN MAALOUF/ Geniş Özet bülentaydın Dünya Klasikleri 1 12-27-2011 01:47
Ölü Canlar / GOGOL/ Geniş Özet bülentaydın Dünya Klasikleri 0 08-30-2010 23:36
Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi / UMBERTO ECO/ Geniş Özet bülentaydın Dünya Klasikleri 0 08-30-2010 23:30
İki Şehrin Hikayesi / CHARLES DICKENS/ Geniş Özet bülentaydın Dünya Klasikleri 0 08-30-2010 23:25

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:31.
Design by trweb Edebiyat Sahili

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.