Edebiyat Sahili »SANAT AJANDASI »Sinema »Türk Sineması »Film Özetleri » Canım Kardeşim / Ertem Eğilmez
Cevapla
 
Seçenekler Stil
[center]
MSN Durumu:
[/center]
Alt 03-10-2010   #1
bülentaydın
Senarist
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 900

Level: 26 [♥ Webci><img src=Paylaşım: 128 / 644
** **** **
Güç: 300 / 1860
** **** **
Tecrübe: 78%
** **** **

Thanks: 328
Thanked 82 Times in 69 Posts
Tecrübe Puanı: 10 bülentaydın has much to be proud ofbülentaydın has much to be proud ofbülentaydın has much to be proud ofbülentaydın has much to be proud ofbülentaydın has much to be proud ofbülentaydın has much to be proud ofbülentaydın has much to be proud ofbülentaydın has much to be proud of
Standart Canım Kardeşim / Ertem Eğilmez







Sanırım 70’lerin Türkiye’sini tüm gerçekliğiyle ve olanca sadeliğiyle bize aktaran en önemli filmlerden biri diyebiliriz Canım Kardeşim için. Dramatik yapısı, kullanılan anlatım teknikleri, belgesel tadında kimi dış çekimleriyle beraber Türk sineması için yeni bir tarzın da habercisidir. Dönem sinemasına hâkim Klasik Yeşilçam melodramlarının yanında, Arzu Film ekolünün mühim bir parçası olan; Ertem Eğilmez’in elinden çıkmış 1973 yapımı bu film özel bir yere sahiptir. Hikâye, İstanbul’un’ varoşlarında yaşayan son derece çaresiz ve türlü zorluklarla boğuşan yoksul insanların, tam manasıyla hayatta kalabilme mücadelesini anlatır. Murat, babası ve kardeşi Kahraman’la beraber güç bela yaşama tutunmaya çalışmaktadır. Ancak babasının ölümü ve ardından kardeşinin kan kanseri olduğunu öğrenmesiyle birlikte her şey daha da zorlaşır. Bu süreçte Murat, can dostu Halit’le beraber kardeşinin tüm sorumluluğunu üstlenir. Öte yandan Kahraman’ın en büyük hayali, evlerinde bir televizyonlarının olmasıdır. Tabii ki sayılı günleri kalan kardeşini mutlu edebilmek için Murat ve dostu Halit her şeyi göze alarak zorlu bir mücadelenin içine girerler; ancak beş parasızdırlar ve tıpkı bugünkü gibi düzen acımasızdır!



Film adeta düzene yenik düşenlerin, bir türlü tutunamayanların acıklı ama gerçek anlatısıdır. Tüm karakterler ve hikâyeleri, öylesine yerli yerindedir ki ve 85 dakikada öylesine hakikatli işlenir ki; film izleyicide sarsıcı, rahatsız edici bir etki bırakır. Tabii kimilerince bu etki, fakir edebiyatına dayalı klasik bir duygu sömürüsü olarak algılansa da son derece kışkırtıcıdır ve hedefini bulur. Sokaklar, helâlar, dumanı tüten sıkış tepiş gecekondular, o puslu hava, etrafı çevreleyen çöp manzaraları, hep melodramlarda rastladığımız başarılı göz operasyonlarının icra edildiği ve Hülya Koçyiğit’in salınarak koştuğu boş koridorlara mukabil ağzına kadar dolu, leş gibi hastaneler ve daha nice görüntünün hepsi 70’lerin Türkiye’sinin bir panoramasıdır. Öyle ki, ölen babalarının cenazesini kaldırabilmek için eşeklerini satarlar hem de sucuk olacağını bile bile. Zira her şey satılıktır! Kan mesela; filmdeki çok vurucu konuların belki de en başında gelir. Ayrıca acı bir gerçek olduğu, fikrini aldığım dönemin insanları ve ebeveynlerim tarafından da teyit edilmiştir.

Evet, Murat’la Halil gidip kanlarını satarlar; Kahraman’a güzel bir ziyafet çekmek, yeni kıyafetler alıp onu gezdirebilmek için sadece. Metin Akpınar’ın canlandırdığı Kancı Mehmet karakteri burada sistemin fütursuzca sektörleştirdiği bu kan alış verişinin basit bir parçasıdır sadece. Evet, kan tüccarıdır ama tam da olması gerektiği gibi işte düzenin adamıdır o kadar. Civardaki tek televizyonun sahibi, varoşların daha az kaybedeni, çarpık düzenin Kancı Mehmet’i. Ancak bir anteni alabilmiş bizimkilere söylediği "lan oğlum, aletsiz anteni gıçınıza mı sokcaanız" repliği ise küçük burjuva olmanın bir gereği olarak ilk ağızdan dillendirilir ve işine gelen bu adaletsizliğe övgü niteliği taşır. Her şey satılıktır! Kemal Sunal’ın canlandırdığı saf, Almanya yolcusuna satılan sidik bile. Çaresizlikten ortaya çıkan türlü üçkâğıtlar; yoksulu yoksula kırdırtan altta kalanın canı çıksın pratiği; kurtuluşu gurbette arayan, alamanya yolcusu bir nesil; pahalı restoranların aç seyircileri; müstehcem işçisi bir anne; seri üretime geçmiş saygısız film-dergi sektörü; git gide çok katmanlı bir hale bürünen toplumun, göstermelik ve dar çevrede gelişen modernleşmesinin, altında yatan derin yoksulluk vb. göndermeler filmin ana konusuna çok iyi adapte edilmiş yan unsurlar olarak görünürler. Canım Kardeşim filmini başarılı kılan etkenlerden biri de yan rollerde dahi Adile Naşit, Kemal Sunal, İhsan Yüce, Metin Akpınar, Renan Fosforoğlu gibi Türk sinemasının oldukça önemli oyuncularının görev almasıdır. Hatta pek göze batmayan figürasyonun bile ne kadar özenle ve ciddiyetle seçildiği aşikârdır. Hele ki Türkçenin yazıldığı gibi konuşulduğu, abartılı mı abartılı oyunculukların meziyet sayıldığı, müsamere tadındaki günümüz dizi ve filmlerini izlerken aradaki farkı daha iyi anlayabiliyoruz. Hem o dönemdeki sinemasal duruşu, hem de topluma ve sisteme bakışıyla, bir film ancak bu kadar mesaj kaygısı taşıyabilir. Ve hala geçerliliğini koruyan kaygılarıyla ancak bu kadar güncelliğini koruyabilir.

Türk sinema tarihinin tartışmasız en duygusal filmlerinden biridir bu yapıt aynı zamanda. Kemal Sunal'ı da çok kısa bir karede bu filmde görürüz.Kahraman kıral'ın oyunculuğu ortalıkta dolaşan ben oyuncuyum diye ahkam gezen çocuklara hatta ve hatta büyüklere bile ''oyunculuk dersi'' olarak izlettirilecek niteliktedir. Ayrıca bu kadar mükemmel bir yapımın kanallarca alakasız saatlerde yayınlanması televizyonların çok büyük bir gafletidir.

“Canı Kardeşim” aynı zamanda Tarık akan'ın zengin ve çapkın genç rollerinden sıkılması ve ''bunlar benim kişiliğimi yansıtmıyor, daha farklı bir rolde oynamak istiyorum!'' demesi üzerine çekilen filmdir. Ertem Eğilmez Tarık Akan'a başka rollerde oynarsa gişe yapmayacağını söyler, fakat tarık akan ısrarlıdır. Eğer gişe yapmaz ise eski rollerine döneceğini söyler ve film çekilir. Ertem Eğilmez'in dediği olur ve film gişe yapmaz. Tarık Akan ise bu tarz senaryoların olduğu filmlerde oynamak istediğini söyler ve Ertem Eğilmez ile karşı karşıya gelir. Tarık Akan'ın bu inadı onu belli bir süre işsizliğe iter ve daha sonra arkadaşlarıyla birlikte, kendi paralarıyla çektikleri Maden filminin kopyasını (zaten tek kopyaları vardır) anadolu'ya götürürken, o sırada hapishanede olan Yılmaz Güney'i ziyaret etmesiyle kariyerinde yeni bir sayfa açılır. belki bu film olmasaydı Yol ve Sürü filmlerinde Tarık Akan'ı göremeyecektik.

Filmin ulusal bir festival tarafından da ödüllendirilen, harikulade müziği Cahit Oben’e aittir. Bence sağladığı duygu yoğunlu açısından ve anlatımı olağanüstü şekilde destekleyişiyle, sinema için yapılmış en iyi çalışmalardan bir tanesidir. Canım Kardeşim yayınlandığı dönemde maalesef gişede pek bir başarı elde edememiştir. 70-75 yılları arasında fırtına gibi esen Damat Ferit tiplemesiyle Tarık Akan ve Arzu Film ekolünün esaslı yönetmeni Ertem Eğilmez, bu tarzdan uzak durmak suretiyle yollarına devam etmişlerdir. Ancak ne olursa olsun geçen zaman içinde film, hak ettiği yere gelmiş ve arşivlik bir başyapıta dönüşmüştür. Canım Kardeşim, sıradan, gösterişsiz tıpkı bizim gibi sade vatandaşların hikayesidir. Hayata bir şekilde tutunmaya çalışan ve yukarılara yükselmek bir kenara daha da batmamak için çırpınan; “bu da mı gol değil hâkim bey?” bile diyemeyenlerin gerçek hikayesidir. Ve son olarak Kahraman çocuk, hepimizin canım kardeşi değil midir?

KÜNYE
Yönetmen: Ertem Eğilmez

Senaryo: Sadık Şendil

Müzik: Cahit Oben

Görüntü Yönetmeni: Erdoğan Engin

Yapım yılı: 1973

Gösterim tarihi: 01.03.1973

OYUNCULAR
- Tarık Akan ( murat )

- Halit Akçatepe ( Halit )

- Kahraman Kıral ( kahraman)

- Metin Akpınar ( kancı Mehmet )

- Adile Naşit ( öğretmen )

- Kemal Sunal ( yolcu )

- Sıtkı Akçatepe ( musta )

- Ali Yağız ( doktor)

- Renan Fosforoğlu ( lokanta sahibi )

- Ahmet Turgutlu ( kasap )

- Kamer Baba ( Ziya efendi )

- İhsan Yüce ( tuvaletteki adam )

ÖDÜLLER
5. adana altın koza film şenliği, 1973 - Erdoğan Engin - en iyi görüntü yönetmeni
5. adana altın koza film şenliği, 1973 - Ertem Eğilmez - en iyi yönetmen
5. adana altın koza film şenliği, 1973 - Cahit Oben - en iyi müzik
5. adana altın koza film şenliği, 1973 - en iyi 2. film
Baybülentaydın isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dursun Ali Erzincanlı-Canım Benim admin Dursun Ali Erzincanlı Sesli Şiirler 0 10-01-2009 09:42
Necip Fazıl Kısakürek-Canım İstanbul katre Sesli Şiirler 0 09-27-2009 23:04

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:15.
Design by trweb Edebiyat Sahili

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.