|
|
#1 | |||||||||
|
Edebiyatçı
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 331
Level: 16 [ Paylaşım: 39 / 399 Thanks: 29
Thanked 132 Times in 104 Posts
Tecrübe Puanı: 1
![]() |
BeRcEsTe
Arkadaşlar divan şiirinden seçme, beğendiğimiz beyitleri (mümkünse açıklamalarıyla birlikte) burada paylaşabiliriz... siz de katkıda bulunursanız çok sevinirim... teşekkürler...
__________________
Arz-ı hâl etmeye, cânâ seni tenhâ bulamam Seni tenhâ bulıcak, kendimi asla bulamam (Ulvi) (Ey sevgili! Halimi anlatmak için seni yalnız bulamıyorum. Seni yalnız bulunca da hiç kendimi bulamıyorum.) |
|||||||||
![]() |
|
| The Following 2 Users Say Thank You to katre For This Useful Post: | admin (10-03-2009), bülentaydın (09-29-2009) |
|
|
#2 | |||||||||
|
Edebiyatçı
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 331
Level: 16 [ Paylaşım: 39 / 399 Thanks: 29
Thanked 132 Times in 104 Posts
Tecrübe Puanı: 1
![]() |
Kılıcıyla tüm dünyayı titretirken ahu gözlü sevgilinin karşısında kendi kalbi titreyen Yavuz Sultan Selim ile başlamak istiyorum....
Merdüm-i dîdeme bilmem ne füsûn etti felek Giryemi kildi hûn eksimi füzûn etti felek Sîrler pençe-i kahrimdan olurken lerzân Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek." [ Bilmem ki gözlerime felek nasil bir büyü yapti ki Gözümü kan içinde birakti, askimi artirdi Benim pençemin( gücümün) korkusundan arslanlar(bile) titrerken Felek beni bir ahu gözlüye esir etti.. ]
__________________
Arz-ı hâl etmeye, cânâ seni tenhâ bulamam Seni tenhâ bulıcak, kendimi asla bulamam (Ulvi) (Ey sevgili! Halimi anlatmak için seni yalnız bulamıyorum. Seni yalnız bulunca da hiç kendimi bulamıyorum.) |
|||||||||
![]() |
|
| The Following User Says Thank You to katre For This Useful Post: | bülentaydın (09-29-2009) |
|
|
#3 | |||||||||
|
Edebiyatçı
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 331
Level: 16 [ Paylaşım: 39 / 399 Thanks: 29
Thanked 132 Times in 104 Posts
Tecrübe Puanı: 1
![]() |
SU KASİDESİ_FUZULİ
1-Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlara su Kim bu denlü duduşan odlara kılmaz çare su 2- Ab gûndur gûnbed-i devvâr rengi bilmezem Ya muhit olmuş gözümden gûnbed-i devvâre su 3- Zevk-i tiğinden aceb yoh olsa gönlüm çak çak Kim mürûr ile bırağur rahneler divâre su 4- Vehm ilen söyler dil-i necrûh peykânın sözün İhtiyât ile içer her kimde olsa yare su 5- Suya versun bâğban gülzârı zahmet çekmesün Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin gülzare su 6- Ârızın yâdıyle nemnâk olsa müjgânım nola Zâyi olmaz gül temannâsıyle vermek hâre su 7- Gam günü etme dilî bîmârdan tîğin dirîğ Hayrdır vermek karangu gicede bîmâre su 8- İste peykânın gönül hicrinde şevkin sâkin et Susuzam bir kez bu sahrâda benümçün are su 9- Men lebin muştâkıyam zühhâd kevser tâlibi Nitekim meste mey içmek hoş gelûr hüşyâre su 10- Ravza-i kûyuna her dem durmayup eyler güzâr Âşık olmuş gâlibâ ol serv-i hoş reftâre su 11- Su yolun toprağ olup ol kûydan dutsam gerek Çün rakîbimdir dahi ol kûya koymam vare su 12- Dest bûsi ârzusuyle ölürsem dostlar Kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su 13- Sevr ser-keşlik kılur kumrî niyâzından meğer Dâmenin duta ayağına düşe yalvere su 14- İçmek ister bülbülün kanın meğer bir reng ile Gül budağının mizâcına gire kurtare su 15- Tinet-i pâkini ruşen kılmış ehl-i âleme iktidâ etmiş tarîk-i Ahmed-i muhtâra su 16- Seyyid-i nev-i beşer deryâ-yi dürr-i istifâ Kim sepüptür mucizâtı ateş-i eşrâre su 17- Hayret ilen parmağın dişler kim etse istimâ Parmağından verdiği şiddet günü enâsere su 18- Dostu ger zehr-i mâr içse olur âb-i hayât Hasmı su içse döner elbette zehr-i mâre su 19- Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasal Başını taştan taşa urup gezer âvâre su 20- Bîm-i dûzah nâr-i gam salmış dil-i sûzânıma Var ümidîm ebr-i ihsânın sepe ol nâre su 21- Yumn-i na´tinden güher olmuş Fuzûlî sözleri Ebr-i nisandan dönen tek lâ´lü-i şehvâre su 22- Umduğum oldur ki rûz-i haşr mahrûm olmayan Çeşme-i vaslın vere ben teşne-i dîdâre su Su Kasidesi´nin günümüz Türkçe´sine uyarlanmış biçimi. 1- Ey göz, gönlümdeki ateşlere gözyaşlarından su serpme Çünkü, böylesine tutuşan ateşlere su fayda etmez. 2- Bilmiyorum, dönen gökkubbe mi su rengindedir, Yoksa gözyaşlarım mı gökyüzünü kaplamış? 3- Kılıç gibi bakışlarının etkisiyle gönlüm parça parça olsa şaşma, Çünkü; su duvardan aka aka yarıklar oluştururur. 4- Yaralı gönül, senin ok atışlarına benzeyen kirpiklerinin sözünü korkarak söyler, Yarası olanlar da suyu yavaş yavaş ve ihtiyatla içer. 5- Bahçıvan boşuna yorulmasın ve gül bahçesini sele versin, Çünkü bin gül bahçesini sulasa senin yüzün gibi bir gülün açılmasına olanak yoktur. 6- Gül isteyerek dikenine su vermek boşuna değildir, Senin yanağını anarak kirpiklerim ıslansa ne olur? 7- Gam gününde hastaya gönülden kılıç gibi keskin bakışlarını esirgeme; Çünkü karanlık gecede hastaya su vermek hayırlı bir iştir. 8- Gönül, sevgilinin oka benzeyen kirpiklerini arzula ve ondan ayrı olduğum zaman hasretimi dindir. Susuzum, bu aşk sahrasında bir kez de benim için su ara. 9- Ben şiddetle dudağını arzuluyorum, sofularsa Kevser istiyorlar, Tabii, sarhoşa şarap, ayıklara da su içmek hoş gelir. 10- Su, durmadan sevgilinin cennet bahçesine dönmüş yurduna doğru akıp gidiyor, Galiba o da, o selvi boylu güzele aşık olmuş. 11- Toprak olup sevgilininin yurduna giden suyun önünü kesmeliyim, Çünkü su benim rakibim olmuştur, onu oraya gitmesini önlemeliyim. 12- Dostlarım, onun elini öpmek arzusuyla ölürsem, Toprağımdan bir testi yapın ve sevgiliye onunla su verin. 13- Selvi, kumrunun yalvarmasına inatla karşı çıkıyor, Su, selvinin çevresinde dolanıp yalvarsın da onu bu inatçılıktan vazgeçirsin. 14-Gülün budağı güle renk vermek için hile ile bülbülün kanını içmek istiyor, Su gülün gövdesine yürüyüp yalvarsın da, zavallı bülbülü kurtarsın. 15- Su olmazı oldurmuş, Hazreti peygamberin yoluna girerek, tertemiz doğasını insanlık alemine göstermiştir. 16- İnsanların ulusu Muhammed, seçkinlik incisinin denizidir ki; Onun mucizeleri kötülerin ateşine su serpip söndürmektedir. 17- Kızgın bir günde Muhammed´in yanındakilere parmağından su verdiğini, Kim işitse hayret eder ve şaşırır. 18- Muhammed´e gönül veren, onun dostu olan yılan zehri içse hayat suyu olur, Onun düşmanları ise tatlı su içse yılan zehiri olur. 19- Ömürler süren yıllardır ki, su başını taştan taşa vurarak bir avare gibi gezer, Bütün amacı peygamberin mezarına ulaşabilmektir. 20- Cehennem korkusu yanık gönlüme gam ateşi salmıştır, Fakat, peygamberin ihsanının bulutunun su serperek o ateşi söndüreceğini umuyorum. 21-Fuzuli´nin sözleri, seni övmenin bereketiyle nisan yağmurundan düşüp büyük incilere dönen o yağmur damlaları gibi inci olmuştur. 22- Umduğum şudur; kıyamet gününde yüzünü görmekten yoksun olmayayım, ve sana kavuşmakla hasretimin yangınını söndürmüşcesine su içmiş gibi olup serinleyeyim.
__________________
Arz-ı hâl etmeye, cânâ seni tenhâ bulamam Seni tenhâ bulıcak, kendimi asla bulamam (Ulvi) (Ey sevgili! Halimi anlatmak için seni yalnız bulamıyorum. Seni yalnız bulunca da hiç kendimi bulamıyorum.) |
|||||||||
![]() |
|
| The Following User Says Thank You to katre For This Useful Post: | admin (10-27-2009) |
|
|
#4 | |||||||||
|
Senarist
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 900
Level: 26 [ Paylaşım: 128 / 644 Thanks: 328
Thanked 82 Times in 69 Posts
Tecrübe Puanı: 10
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Aşk imiş her ne var alemde
İlim bir kıyl ü kâl imiş ancak Fuzuli (Alemde her ne varsa aşktandır,sevgidendir.İlim bile sonuçta boştur.) |
|||||||||
![]() |
|
| The Following User Says Thank You to bülentaydın For This Useful Post: | admin (10-03-2009) |
|
|
#5 | |||||||||
|
Edebiyatçı
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 331
Level: 16 [ Paylaşım: 39 / 399 Thanks: 29
Thanked 132 Times in 104 Posts
Tecrübe Puanı: 1
![]() |
Sakın sen kûy-ı cananı uzakdur sanma ey Mecnûn
Seher yola giren âşık gece Leylâ'da akşamlar (Ey Mecnun! Aşka tutulduğun andan itibaren sevgilinin yurdunu kendine uzak sanma artık. Çünkü seher vakti yola çıkan her âşık, daha o gece Leylâ'da akşamlar. ) İkinci Anlamı Sakın sen kûy-ı canandan, uzak dur. Sanma ey Mecnûn Seher yola giren âşık gece Leylâ'da akşamlar Ey Mecnun! Aman ha, sevgilinin mahallesinden sakın ve oradan uzak dur (gönlünü oraya kaptırma)!.. Seher vakti yola giren her âşığın gece hemen Leylâ'ya kavuşacağını sanma. (O mahalleye erişmek, öyle kolay işlerden değildir; insanın dünyasını karartır). Bursalı İsmail Beliğ
__________________
Arz-ı hâl etmeye, cânâ seni tenhâ bulamam Seni tenhâ bulıcak, kendimi asla bulamam (Ulvi) (Ey sevgili! Halimi anlatmak için seni yalnız bulamıyorum. Seni yalnız bulunca da hiç kendimi bulamıyorum.) |
|||||||||
![]() |
|
| The Following User Says Thank You to katre For This Useful Post: | admin (10-03-2009) |
|
|
#6 | |||||||||
|
Edebiyatçı
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 331
Level: 16 [ Paylaşım: 39 / 399 Thanks: 29
Thanked 132 Times in 104 Posts
Tecrübe Puanı: 1
![]() |
bende mecnundan füzun aşıklık istidadı var
aşık-ı sadık benem mecnunun ancak adı var kıl tefahür kim senin hem var ben tek aşıkın leylanın mecnunu şirinin eğer ferhadı var ehl-i temkinem beni benzetme ey gül bülbüle derde sabrı yok anın her lahza bin feryadı var öyle bed-halem ki ahvalim görende şad olur her kimin kim dehr cevrinden dil-i naşadı var gezme ey gönlüm kuşu gafil feza-ı aşkta kim bu sahranın güzergâhında çok sayyadı var ey fuzuli aşk men'in kılma nasihten kabul akl tedbiridir ol sanma ki bir bünyadı var açıklama 1 bende mecnundan daha fazla aşıklık özellikleri var sadık olan aşık benim, mecnunun sadeece adı var 2 ben senin aşığınım ki bununla övünmelisin nasıl leylanın mecnunu şirinin ferhadı var 3 aklım başımda ey gül beni bülbüle benzetme onun derde sabrı yok her an feryadı var 4 öyle kötü haldeyim ki halimi görenler mutlu olur zamanın çarkından kimin neşesiz bir gönlü varsa 5 ey gönlümün kuşu, aşk aleminde boş boş gezme cunku bu alemin her yolunda birçok avcısı var 6 ey fuzuli! aşkı yasaklayan nasihatçıya uyma o aklın tedbiridir sanmaki onun bir temeli var fuzulî / gazel
__________________
Arz-ı hâl etmeye, cânâ seni tenhâ bulamam Seni tenhâ bulıcak, kendimi asla bulamam (Ulvi) (Ey sevgili! Halimi anlatmak için seni yalnız bulamıyorum. Seni yalnız bulunca da hiç kendimi bulamıyorum.) |
|||||||||
![]() |
|
| The Following User Says Thank You to katre For This Useful Post: | admin (10-03-2009) |
|
|
#7 | |||||||||
|
Edebiyatçı
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 331
Level: 16 [ Paylaşım: 39 / 399 Thanks: 29
Thanked 132 Times in 104 Posts
Tecrübe Puanı: 1
![]() |
Hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrı
Garazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrı Ney-i bezm-i gamem ey âh ne bulsan yele ver Oda yanmış kuru cismimde hevâdan gayrı Yetti bîkesliğim ol gayete kim çevremde Kimse yoh çevrile girdâb-ı belâdan gayrı Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge Ne açar kimse kapım bâd-i sebâdan gayrı Bezm-i aşk içre Fuzûlî nice âh eylemeyen Ne temettu bulunur bende sadâdan gayrı Günümüz Türkçesi; Senin sokağının başında beladan başka elde ettiğim (bir şey) yok -aşkının yolunda yok olmaktan (ölmekten) başka da bir amacım yok. Ey ah! Gam (hüzün) meclisinin ney'iyim, ateşe yanmış kuru vücudumda arzudan başka ne bulursan yele ver (savur) dağıt. Kimsesizliğim o dereceye vardı ki, çevremde -bela girdabından başka dönen kimse yok. Bana, ne gönül ateşinden başka kimse yanar,-ne de tan yelinden başka kimse kapımı açar. Fuzûlî! Aşk meclisinde nasıl ah etmeyeyim? -bende sesten başka ne kâr bulunur. (Fuzûlî)
__________________
Arz-ı hâl etmeye, cânâ seni tenhâ bulamam Seni tenhâ bulıcak, kendimi asla bulamam (Ulvi) (Ey sevgili! Halimi anlatmak için seni yalnız bulamıyorum. Seni yalnız bulunca da hiç kendimi bulamıyorum.) |
|||||||||
![]() |
|
| The Following User Says Thank You to katre For This Useful Post: | admin (10-03-2009) |
|
|
#8 | |||||||||
|
Edebiyatçı
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 331
Level: 16 [ Paylaşım: 39 / 399 Thanks: 29
Thanked 132 Times in 104 Posts
Tecrübe Puanı: 1
![]() |
Yâ Rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beni
Bir dem bela-yı aşktan kılma cüdâ beni Az eyleme inayetini ehl-i dertten Yani ki çoh belâlara kıl müptelâ beni Oldukça ben götürme belâdan iradetim Ben isterim belâyı çü ister belâ beni Gittikçe hüsnün eyle ziyâde nigârımın Geldikçe derdine beter et müptelâ beni Öyle zaîf kıl tenimi firkatinde kim Vaslına mümkün ola yetürmek sabâ beni Nahvet kılıp nasîb Fuzuli gibi bana Yâ Rab mukayyed eyleme mutlak bana beni Açıklaması Ya Rab aşk belasıyla içli dışlı kıl beni, bir an bile ayırma aşk belasından beni Az eyleme yardımını dertlilerden, Yani çok aşk belaları ver bana Var olduğum sürece, belaya olan saygımı alma ben belayı isterim,çünkü bela ister beni Gittikçe artır sevgilimin güzelliğini, Bana gelince onun derdine daha çok müptela et beni Onun ayrılığında öyle zayıflat beni ki Saba yeli beni ona ulaştırabilsin Ya Rabbi bana Fuzuli gibi gurur verme beni bana asla bırakma (Fuzûlî)
__________________
Arz-ı hâl etmeye, cânâ seni tenhâ bulamam Seni tenhâ bulıcak, kendimi asla bulamam (Ulvi) (Ey sevgili! Halimi anlatmak için seni yalnız bulamıyorum. Seni yalnız bulunca da hiç kendimi bulamıyorum.) |
|||||||||
![]() |
|
| The Following User Says Thank You to katre For This Useful Post: | admin (10-03-2009) |
|
|
#9 | |||||||||
|
Edebiyatçı
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 331
Level: 16 [ Paylaşım: 39 / 399 Thanks: 29
Thanked 132 Times in 104 Posts
Tecrübe Puanı: 1
![]() |
Çıkalı göklere âhım şereri döne döne
Yandı kandîl-i sipihrin ciğeri döne döne Ayağı yer mi basar zülfüne berdâr olanın Şevk u zevk ile verir can ü seri döne döne Sen durup raksedesin karşına ben boynum eğem İne zülfün koça sen sîm-beri döne döne Sen olasın deyü yer yer asılıp âyineler Gelene gidene eyler nazarı döne döne Ey Necâtî yaraşır mutrıbı şeh meclisinin Raksedip okuya bu şi’r-i teri döne döne Günümüz Türkçesi 1.Çığlıklarımın kıvılcımı, döne döne göklere çıkalı gökyüzü kandilinin -güneşin- ciğeri, döne döne yandı. 2.Saçlarına asılanın ayağı yere mi basar ! Şevkle, zevkle döne döne canını da verir, başını da. 3.Sen ayağa kalkıp oynamaya başlayasın; saçların dökülüp döne döne gümüşe benzeyen bedenine sarılsın; ben de boynumu büküp karşıdan bakayım; reva mı bu? 4.Yer yer asılan aynalar, belki sensin diye, döne döne gelene gidene bakarlar. 5.Ey Necati; padişah meclisinin çalgıcısı oynayıp döne döne bu taze güzeli okusa yaraşır. (Necâtî)
__________________
Arz-ı hâl etmeye, cânâ seni tenhâ bulamam Seni tenhâ bulıcak, kendimi asla bulamam (Ulvi) (Ey sevgili! Halimi anlatmak için seni yalnız bulamıyorum. Seni yalnız bulunca da hiç kendimi bulamıyorum.) |
|||||||||
![]() |
|
| The Following User Says Thank You to katre For This Useful Post: | admin (10-03-2009) |
|
|
#10 | |||||||||
|
Edebiyatçı
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 331
Level: 16 [ Paylaşım: 39 / 399 Thanks: 29
Thanked 132 Times in 104 Posts
Tecrübe Puanı: 1
![]() |
Cânıma bir merhabâ sundu ezelden çeşm-i yâr
Öyle mest oldum ki gayrın merhabâsını bilmedim ( Ahmet paşa)
__________________
Arz-ı hâl etmeye, cânâ seni tenhâ bulamam Seni tenhâ bulıcak, kendimi asla bulamam (Ulvi) (Ey sevgili! Halimi anlatmak için seni yalnız bulamıyorum. Seni yalnız bulunca da hiç kendimi bulamıyorum.) |
|||||||||
![]() |
|
| The Following 2 Users Say Thank You to katre For This Useful Post: | admin (10-03-2009), ince_memet (10-06-2009) |
![]() |
| Bookmarks |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|